fecir


fecir
(A.)
[ ﺮﺠﻓ ]
tan ağartısı.

Osmanli Türkçesİ sözlüğü . 2015.

Look at other dictionaries:

  • fecir — is., cri, Ar. fecr 1) Tan vakti Baktık geceden fecre kadar ellerde / Yıldızlara yükselen kadehler gördük. Y. K. Beyatlı 2) Tan kızıllığı Bu fecir dediğimiz aydınlanmanın başını belli etmek için ak iplikten kara ipliği seçmek kıstas sayılmıştır. B …   Çağatay Osmanlı Sözlük

  • FECİR — (Bak: Fecr …   Yeni Lügat Türkçe Sözlük

  • HAYT-UL EBYAZ — Fecir zuhurunda ufukta ip şeklinde görülen beyazlık …   Yeni Lügat Türkçe Sözlük

  • SABİHA — Fecir vakti …   Yeni Lügat Türkçe Sözlük

  • İFCAR — Fecir vaktine girme. * Bir kimseyi fâcir sayma …   Yeni Lügat Türkçe Sözlük

  • ASAN vel ASSAN — ASAN, vel ASSAN per ignaviam Michaelis Imperatoris Turcis iunctus in Syria Asiaque magnos fecir progressus, circa A. C. 1072. Zonar. Idem nomen aliquot Barbariae, post Barbarossam, Regibus fuit. Item, Asan vel Assan Cigale, sub Mahomete III. Et… …   Hofmann J. Lexicon universale

  • HENRICUS I — I. HENRICUS I. Dux Megapolitanus, fil. Ioh de quo supra, Ludovici IX. Gall. Regis in Palaestinam comes, captus a Saracenis 26. annos in duta servitute exegit, tandem a Sultano dimislus, cum ad suos rediisser, Obiit. A. C. 1302. II. HENRICUS I.… …   Hofmann J. Lexicon universale

  • tan — is. Güneş doğmadan önceki alaca karanlık, fecir Birleşik Sözler tan yeli tan yeri Atasözü, Deyim ve Birleşik Fiiller …   Çağatay Osmanlı Sözlük

  • yâd — is., Far. yād 1) Anma 2) Hatır, zihin Yâdımda ezelî ve mor bir fecir memleketi gibi kalan doğduğum yeri gözümün önüne getirmek isterim. Ö. Seyfettin Atasözü, Deyim ve Birleşik Fiiller yâd etmek …   Çağatay Osmanlı Sözlük

  • FACİR — Haktan sapan. Haram ve günaha dalmış kötü insan. Günah işleyen. (Bak: Fecir …   Yeni Lügat Türkçe Sözlük